|
Malta'ya Dair
Geçtiğimiz yılın Eylül–Şubat döneminde Malta’daydım. Hiç abartısız hayatım en güzel 5 ayını geçirdim Malta’da. Tabiki bunda Malta’nın çok güzel ve yaşanılır bir ülke olmasının yanında Türkiye’deki dert, tasa, okul, iş vb.lerini arkamda bırakıp; kafamı tamamen boşaltarak İngilizce’ye yoğunlaşmamın da büyük payı vardı.
Advance Yurtdışı Eğitim’in İstanbul Ofisi ile gittim Malta’ya. Ofistekilerle ilk konuşmamdan itibaren çok ilgili ve sıcak yaklaşımları ve bu şirketin Malta’da kurulmuş bir şirket oluşu zaten kararımı daha kolay vermemi sağladı.
Fiyatları
karşılaştırdığımda
ve Malta’da herhangi
bir sorun olduğunda
yardımcı olacak
yetkililerin
bulunduğunu
öğrendiğimde artık
karar vermiştim
Advance ile gitmeye.
Malta’da Inlingua Dil Okulu’na gittim. Yılbaşı döneminde okul mevcudu biraz azaldıysa da genelde çok memnun kaldım okuldan. Aslında o dönemde mevcudun azalması işime de yaradı çünkü tam 1 ay benim seviyemde kimse olmadığı için birebir ders yaptık. Bunun için de ne ekstra bir ücret istediler benden ne de sen teksin, başka bir sınıfa ekleyelim seni dediler.
O bir aylık dönem gramer bilgimi geliştirmek için iyi bir fırsat oldu gerçekten.
Aile yanında kalmak için gitmiştim ilk önce. Ancak ilk gittiğim aile ile ufak tefek sorunlar yaşadım. Aslında bu sorunlar evin içinde sigara içilmesine izin vermemeleri,evdeki hayvanlardan rahatsız olmam ve verdikleri kahvaltı ile doymamam gibi birazcık benden kaynaklanan sorunlardı ama ben daha rahat etmek istediğim için 2. haftanın sonunda
Advance’in Malta’daki yetkilisini aradım ve ayrıntılı olarak sorunları anlattım. Ertesi gün sağolsunlar, mecbur olmamalarına rağmen, beni alıp başka bir ailenin yanına götürdüler. Bir anne ve oğlundan oluşan ailenin yanında bir de İtalyan arkadaş kalıyordu. Malta’daki en büyük şansım belki de onlarla tanışmak oldu. Belki okuldan biraz uzaklaşmıştım ama çok sıcakkanlı insanlarla yaşamaya başladığım ve nefis yemekler yediğim için okula 15 dakika yürümek hiç de zoruma gitmedi.
Okul dedim, aile dedim ama Malta deyince gecelerine değinmeden geçmek olmaz. Paceville diye sadece gece kulübü ve barlara ayrılmış bir küçük semt var. Özellikle Cuma ve Cumartesi geceleri Malta’daki tüm yabancı öğrenciler gibi Malta’nın gençleri de buraya adeta akıyor. Giriş ücreti, içeride bir şeyler içme zorunluluğu olmadığı gibi kapıda “damsız almıyoruz arkadaşım” diyen badigardlar da yok. Bu yüzden gece boyunca bir çok bar gezip en beğendiğinizde durabiliyorsunuz. Acıkınca da 30 cent’e bir dilim pizza yediniz mi sizden keyiflisi olmuyor.
Denizi, doğal güzellikleri, sıcak ve çok ilgili insanları, “sessiz şehir” Mdina’sı, tarihi ve süper üniversitesi, antik yapıları… Daha bahsedilecek çok şey var ama
Advance'in bana ayırdığı yer bitti maalesef. İsterlerse bunun kadar 10 tane daha yazabilirim Malta hakkında. Bunu okuyan herkesin Malta’yı görmesi dileğiyle..
Engin ASAR
|